Bizi Takip Edin!
info@claros.com.tr 0 232 421 00 11

turcija-8

İZMİR-YALVAÇ-KAPADOKYA

Her gün bir başka yerde olmak ne güzel,donmadan bulanmadan akmak ne hoş…

1.izmir’den başlayan yolculuğumuzun ilk durağı isparta iĺimizin güzel bir ilçesi olan yalvaç olacaktır.

Aziz paulün de gezilerinde uğradığı,önemli derece de iyi korunmuş görülmesi gereken bir roma kenti;doğası ile tek kelimeyle muhteşem…ssss

Gecelememizi konya da yapacağız.

2.Kahvaltıdan sonra Konya’yı daha yakından tanımak ve eşsiz güzellikteki eserleri bir bir görmek için alaattin tepesini ve çevresini keşfe çıkıyoruz. “karatay medresesi”mutlak aşk’ın simgesi”şems-i tebriz türbesi”sevgi ve hoşgörünün simgesi”mevlana dergahı”doyasıya bir konya gezisinden sonra aksaray üzerinden muhteşem doğa yurdu ıhlara vadisine varış.

Kapadokya’ya “merhaba”işte, ancak böyle olur müthiş bir kanyonun içinde “melendiz”ırmağı boyunca ruhlara dinginlik,huzur veren bir saatlik yürüyüşten sonra otelimize yerleşiyoruz.birlikte yiyeceğimiz akşam yemeğinde izlenimlerimiz konusunda paylaşımlarımız,sohbetlerimiz olacaktır.

Ekran Resmi 2016-02-07 10.22.473.”günaydın,uçsuz bucaksız kapadokya-erciyes-hasan dağı…”kapadokya’nın en yüksek tepesinden,”uç hisar’dan”haykırın sevginizi! coşkunuzu ister sesli isterseniz içinizden… buraları huzur,sevgi dolu.

“Güvercinlik vadisi”ni daha önce görmediyseniz eğer,bu boşluğu doldurmuş olmanın mutluluğunu her zaman duyumsuyacaksınız…

Meyve bahçeleri ve güvercinlik ve kanyonlar boyunca süren gezinti tadındaki hafif yürüyüşümüz ülkemizin tarihi hazinelerinden “göreme açık hava müzesi”nde tamamlanacaktır.

Önemli bir kaç noktadaki fotoğraf molalarından sonra otelimize dönüyoruz.

4.kapadokya da mübadele döneminin izlerini taşıyan önemli yerleşimlerden biri de kuşkusuz “mustafa paşa” diğer adıyla “sinasoss” tur.yaşanmış trajik olayların hüzünlü bir tablosu gibidir buraları adeta.yeniden restore edilmekte olan taş binalar ,hep birlikte,karşılıklı yaşanmış o günlerin öykülerini fısıldıyor…

Ekran Resmi 2016-02-07 10.19.42Yaşanmış hikayeler eşliğinde yapacağımız bir gezinti “mustafa paşayı-sinasossu-” anılarınızda unutulmazlar arasına alacaktır.

“karabaş kaya manastırı” soğanlı kaya köyü gezisi” ve birlikte yapacağımız saz dinletisi eşliğinde güzel bir piknik.

Akşam yemeğinden sonra ise muhteşem bir selçuklu eseri olan “sarı han” kervan sarayının mistik ortamında “sema töreni gösterisi”kapadokya gezimizi çok anlamlı kılacaktır.

5.evet,kapadokya’ya veda zamanı geldi…ancak,aksaray ilimizde bulunan “sultan han” kervansarayını da gezerek bu güzel yerlerden tekrar buluşmak üzere izmir’e doğru yola koyuluyoruz.

 

Antik Çağda Anadolulu Filozoflar

Çok az ülkeye nasip olan 12.500 yıllık kültür tarihi ile Anadolu tam bir hazine. Pek çok konuda olduğu gibi Felsefe konusunda da böyle. Anadoluda yetişen sayısız filozofun yanında bunlardan bazıları da, sadece bu coğrafyada değil, antik dünyanın her yerinde nam salmış.

Hatta antik dönemde Yunanlı filozofların önemli isimleri Batı Anadolu toprakları üzerinde yaşar ve öğretileri buradan Yunanistan’a geçer. M.Ö. 6. yüzyılda baskısız ve özgür bir halkın yaşadığı ve bilimin, sanatın önemsendiği İyonya’da belli bir düşünce yayılmaya başlar.

imageHandlerGerçeğe ulaşmak için teoriler üreten doğa filozofları Efes ve Milet şehirlerinde yaşarlar. Miletli matematikçi, astronomi bilgini ve düşünür THALES (M.Ö. 624 – 547) evreni oluşturan ana maddeyi arar ve sonunda her şeyin kaynağının su olduğunu ileri sürer. Ayrıca Anadolu kıyılarından görülen M.Ö. 585 yılındaki güneş tutulmasını önceden hesaplamayı başarır. İlk deneysel araştırmalarından ve matematik ile astronomi alanlarındaki buluşlarından dolayı bilimin babası olarak da kabul edilir.

Yine Miletli ve Thales’in öğrencisi, astronominin kurucusu, fizik ve doğa bilimcisi Anaksimandros (M.Ö. 610 – 546),  ise her şeyin kaynağını belirli bir maddeye bağlamayıp sonsuzluk ve sınırsızlıktan söz eder. . Anaksimandros yaptığı seyahatleri sonunda ilk coğrafya haritasını da çizer.

Bir başka Miletli filozof, fizikçi ve doğa bilimci Anaksimenes (M.Ö 585 – 528) Anaksimandros’un öğrencisidir. Bu yetenekli gözlemci dünyayı kendi teorileri üzerinden açıklamaya çalışmıştır.

M.Ö. 535- 475 yılları arasında yaşamış Efesli Heraklitos kesin bir gerçeklikten söz edilemeyeceğini ve her şeyin insanın kavrayışına göre olduğunu söyler. Her şey görecedir ve sezgiyle anlaşılabilir. Bir ırmakta iki defa yıkanmak imkânsızdır çünkü su akar. Herhangi bir filozofun öğrencisi değildir ama Anaksimandros, Pythagoras (Sisam adası’ndan Pisagor) ve Anaksimenes’ten etkilenir.

Klazomenaili (Urla) sofist düşünürlerden Anaksagoras (M.Ö. 500 – 428) Hera450px-Diogenes-statue-Sinop-enhancedklitos’un dediği gibi her şeyin kendi karşıtına dönüşmeyeceğini, bir tek var olanla değişmenin açıklanamayacağını öne sürer.

İyonya felsefesini Yunanistan’da ve İtalya’da Kolophonlu (İzmir Değirmendere) KSENOFANES yayar ve bir felsefe ekolü kurar. Ksenofanes (M.Ö. 570 – 480) bilgin ve eğitmen olarak Güney İtalya’da öğretilerini aktarır.

Daha geç bir dönemden önemli bir filozof Sinoplu DİOGENES’tir (M.Ö. 413 – 327). Büyük İskender’e “Gölge etme başka ihsan istemem” diyerek hayranlığını kazanan; bir fıçıda yaşayan; dünya nimetlerine önem vermeyen felsefesiyle ünlü Kinik filozof.

Asıl adı bilinınediği için Yunanca “satın alınmış adam-köle- uşak” anlamına gelen “Epiktetos” adlı  Antik Yunan Filozofu, kölelikten kurtulunca felsefe öğretmenliği yapmış ve Roma’da ölmüştür.

M.Ö. 5. yüzyılda Atina’da Yunan Uygarlığı’nın klasik çağına ve doruk noktasına geçişte Anadolu’daki Pers saldırılarından kaçan İyonyalı düşünürlerin ve sanatçıların da rolü vardır.

İşte bu heyecan verici felsefe dünyasında bir seyahate çıkmak isterseniz, bizimle iletişime geçin. Her türlü  ilgi grubunun seviyesinde bir anlatım ve onu destekleyen bir gezi ile antik çağ felsefesinin keyfine varın.